Görüş ve Öneriler

Detoks Cafe Merve ÇÖPOĞLU ile röportaj!

Melin ADEMOĞLU / Yeme & İçme - 08 Aralık 2017

  0

Detoks Cafe Merve ÇÖPOĞLU ile röportaj!


DETOKS CAFE


Kocaeli’de bir değişiklik yapıp arkadaşlarınızla farklı bir ortamda buluşup yeni tatları denemeye ne dersiniz? Cevabınız evet ise işte tam size göre bir mekan önerimiz var; Detoks Cafe. 


Kocaeli’de bir ilk olan Detoks Cafe’nin konsepti çiğ besinler ve detoks üzerine. İşletme sahibi Merve Hanım Kocaeli Burada ailesinin röportaj teklifini kırmadı ve bizlere Detoks cafenin kapısını açtı.


Merve Hanım’ın bizim için hazırladığı yeşil çay, kurutulmuş meyveler ve mükemmel gözüken hurmalı brownie ile siz değerli okuyucularımız adına keyifli röportajımıza başlıyoruz… 


Merve hanım Detoks Cafe’nin oluşum hikayesini öğrenebilir miyiz?

Çocukluğumdan üniversite yıllarına kadar kilolu bir bayandım ve bu durum beni rahatsız ediyordu. Üniversite de araştırmalar yapıp farklı diyetler denemeye başladım.

Bu dönemde eşim Mehmet Beyle tanıştım. 

Ailelerimiz aynı yerde oturuyordu ve sık sık Mehmet bey’in diyet yemekler yaptığından bahsediliyordu. O dönemde çiğ yemek hakkında bilgimiz yoktu.


Bildiğimiz kadarıyla Mehmet Bey Amerika’ya gitmeden önce 125 kiloydu ve kilo vermek için araştırmalar yaparken çiğ yemeği keşfetti. Sizin tanışmanız Mehmet Bey kilo verip, Amerika’dan döndükten sonra mı oldu?

Ben ve ailem Mehmet Bey’in annesini tanıyorduk. O dönemde sık sık Emine teyzenin Amerika’da yaşayan bir oğlu olduğundan bahsediliyordu.

Bundan yaklaşık 5 sene önce, yaz tatilinde İzmit’te çalışabileceğim bir iş bakıyordum. Mehmet Bey’in o dönemde sadece yemek kutusu çıkarttığı bir işletmesi vardı. Bu işletmenin mutfağında çalışacak bir elemana ihtiyaç olduğunu öğrendim.

Mutfağa olan ilgim ve yeni teknikler öğrenme hevesim ile Mehmet Bey’in yanında işe başladım. 

İşin mutfağına girince olayın tamamen farklı olduğunu gördüm. Diyet yemek konseptinden çok daha farklı olan çiğ yemek kültürüyle tanıştım ve 1 ay denemeye karar verdim. Yaklaşık 5 yıldır çiğ besleniyorum.


Çiğ yemek ile beslenmeyi bize tanımlar mısınız? 

Hiç bir pişirme aleti yok. Yemekleri blender ya da robot kullanarak yapıyoruz. Çiğ yemeklerde baharatlar sıkça kullanılıyor ve farklı ürünleri birleştirerek şaşırtıcı sonuçlara ulaşabiliyorsunuz. 

İkizler burcu olduğum için yeniliklere ve farklı şeyleri denemeye çok açığım. Çiğ yemek bende merak ve öğrenme duygusu uyandırdı.


Sadece çiğ yemek ile beslendiğiniz bir aylık deneme sürecinizden kısaca bahseder misiniz?

Mehmet Bey’in işletmesinde çalıştığım dönemlerde, yapmış olduğumuz çiğ yemekleri deniyordum fakat akşam evde rutin yeme alışkanlığıma geri dönüyordum. 

Çiğ yemek ile beslenmeyi %100 denmeye karar verdiğimde nasıl bir sonuçla karşılaşacağımı merak etmeye başladım.1 aylık deneme sürecinden sonra 7 Eylül 2012’de %100 çiğ beslenmeye karar verdim.

Çiğ beslenmek Amerika’da oldukça popüler bir beslenme şekli fakat Türkiye’de yeni yeni keşfedilmeye başlanıyor. Bu nedenle Türkiye’de bunu birisinin yapmaya başlaması Mehmet Beyi de çok mutlu etti ve bana 1 aylık yemek kutusu hediye etti.

Bu süreçte kendimi daha iyi ve daha mutlu hissetmeye başladım, o dönemde reflü hastalığım vardı ve 1 aylık deneme sürecinde rahatsızlığımın iyileşmeye başladığını fark ettim. Artık kendimi daha enerjik hissediyordum, alarm kurmadan sabah kalkabiliyor ya da işten sonra evimde düzenli sporumu yapabiliyordum. 

Aslında hayatınızdan birçok çok besin maddesini çıkartırken aynı zamanda zihninizde de bir farkındalık oluşuyor ve algılarınız değişiyor.


Çiğ beslenme, Türk toplumundaki yemek kültüründen çok farklı bir kültür. O dönemde aileniz çiğ beslenme kararınızı nasıl karşıladı? 

Ailem çiğ beslenme kararıma saygı duydu ve bu duruma kolay adapte oldu. Annemin alışverişe çıktığında beni arayıp “Merve pazarda ananas, avokado buldum alıyım mı?” dediğini hatırlıyorum. Bu süreçte annem hep yanımdaydı ve bana yardımcı olmak için elinden geleni yaptı. Zaten Karadenizli bir aileyiz ve sebzeye her zaman soframızda ağırlık veririz.


Peki bir de annenize soralım, siz bu sürece nasıl tepki verdiniz ve kızınızla birlikte çiğ beslenmeyi denediniz mi ?

Kızımın çiğ beslenme kararına saygı duydum. Ben de evimde kuru bakliyat ya da et yerine sebze pişirmeyi tercih ediyorum fakat çiğ beslenmeyi %100 denemedim. Karadenizli bir aileyiz ve benim de her sabah kahvaltımda salatam olmazsa olmazımdır.



Merve Hanım çiğ besin dediğinizde aklıma salatan başka birşey gelmiyor, bu süreçte farklı çiğ yemekleri nasıl öğrendiniz? O dönemde yaşadığınız deneyimlerden bize bahseder misiniz?

O dönemde Mehmet Bey’in yanında çalışıyordum ve çalıştığım dönemde kendimi geliştirmeye özen gösterdim. 

Evet haklısınız çiğ besleniyorum dediğimde insanların kafasında sadece sebze ile beslendiğim algısı oluşuyor fakat yemeklerimde bazı tahılları da kullanıyorum. Mutfağımda Glutenli gıdaları kesinlikle kullanmıyorum. Çiğ besinlere lezzet veren en önemli püf nokta ise baharatlarla oynamak. 


Bu konuyla ilgili eğitiminiz var mı?

Aslında İlahiyat mezunuyum. 3 aylık yaz tatilimde Mehmet Bey’in yanında çalıştığım dönemde çiğ yemekle ilgili bilgi edindim.

Mehmet Bey şefimdi ve aktif olarak işleyen bir mutfak vardı o süreçte gıdaları nasıl kullandıklarını gözlemledim ve işi mutfağında öğrendim.


Merve Hanım bize 1 günde kaç öğün yediğinizi ve bu öğünlerinizin nelerden oluştuğunu anlatır mısınız?

Günde 2 öğün yiyorum. Sabahları kahvaltı yapmıyorum, güne yeşil su ile başlıyorum. Yeşil su hücreleri besleyen ve ıspanak, pazı gibi farklı sebzelerle hazırlanan bir su. Daha sonra 1 litre  su içmeye odaklanıyorum. 12:00-13:00 gibi orta boy bir kasede yeşil salata hazırlıyorum. Salatanın üzerine susamla hazırladığım tahin sosu ile vücudun ihtiyacı olan protein ve yağ dengesini sağlıyorum.

Akşam yemeğinde ise ıspanakla hazırlanan burger ve yine yeşil salata tüketiyorum.


Bahsettiğiniz kadarıyla 20’li yaşlarınızda çiğ beslenmeye karar verdiniz ve bu sürece kadar iskenderinizi, tavuğunuzu, pizzanızı severek yediniz… Hangi süreçlerden geçip hayatınızdan sevdiğiniz yiyecekleri çıkartma kararı aldınız?

Bu süreç kolay bir süreç değil. Benim en büyük avantajım Mehmet Bey’in mutfağında çalışmam oldu. Sosyal bir hayatın içerisinde, etrafında çiğ beslenmeyen insanlarla vakit geçirirken elbette zorlanıyorsunuz. Bu biraz sabır ve azim işi.

Mesela  dışarı çıktığımda açık büfe salata barları tercih ediyorum ya da mecburen kendi yemeğimi yanımda taşıyorum.


5 yıl önce tadını bildiğiniz ve sevdiğiniz bir yemeğin çiğ beslenmeye başladıktan sonra sizde yarattığı etki nedir? Gördüğünüzde nasıl dayanabiliyorsunuz? 

O süreçte çok kararlı olmak gerekiyor fakat benim de ilk zamanlarda özlediğim tatlar oldu. Karadenizli olduğum için yoğurtu her yemekte kullanırdım. Bu süreçte kaju ile yoğurda benzer bir tat elde edip o isteğimi bastırmayı öğrendim.

Çiğ beslenmeyi araştırmaya başladığımda arkasında yapılan bir sürü bilimsel araştırmalar ve çalışmalar olduğunu gördüm. Bu tarz beslenme şekli özellikle Amerika’da çok yaygın.

Takip ettiğim hocalar var. Aynı zamanda çiğ beslenme ve detoks hakkında kitaplar okuyorum. 

1 aylık deneme süresinde arkadaşlarım “hadi gel sana pizza ısmarlayalım” diye aklımı çelmeye çalıştılar. (gülümsüyor) 

İşin özü 5 yıllık sürecin sonunda dil bir çok tattan temizleniyor. Rafine yağlar, tuzlar, şekerler yok ve dil daha doğal tatlara alışıyor.

Dediğim gibi kararlı olmak en önemli unsur. Belki de benim Dünyadaki misyonum budur.


Şuanda gayet fit gözüküyorsunuz ama çocukluğunuzda kilolu olduğunuzdan bahsettiniz… 5 yıldır çiğ beslenerek kaç kilo verdiniz?

Üniversitede farklı farklı diyetler yapıyordum fakat çiğ beslenmeye başladığım ilk hafta 3 kilo verdim.


Ramazan ayında nasıl besleniyorsunuz?  O dönemde vücut uzun süre aç kalıyor, tekrar o enerjiyi vücudunuza nasıl sağlıyorsunuz?

Günümüzde çok yemek, çok enerji gibi düşünülüyor fakat ne kadar az yersek vücut o kadar az enerji tüketiyor.

Bir insanın vücudun %35’lik enerjisi sadece sindirime harcanıyor. Kimyasal ürünler ve gluten kullanan bir kişide sindirim için kullanılan enerji daha da artabiliyor bu da halsizliğe yol açıyor.Bir de beslenmede gıda kombinasyonu olmalı. Mesela vegan olmayan bir insanı düşünelim… Et yerken, unlu mamüller ya da süt ürünlerini bir ara kullandığında sindirimi çok daha zor oluyor. 


Detoks Cafe fikri nasıl oluştu? Bildiğim kadarıyla Detoks Cafe yaklaşık 3 ay önce İzmit’te açıldı ve gördüğüm kadarıyla belli bir müşteri kitleniz var…Nereden haberleri oldu?

Aslında Detoks Cafeyi tanıtmak için herhangi bir reklam yapmadık fakat Mehmet Bey’in belli bir takipçi kitlesi var ve oradan duyan insanlar cafemizi ziyaret ediyor.

Onun dışında kamplarımızda beslenme eğitimleri veriyoruz aynı zamanda www.canliyemekkutusu.com sitemizden Türkiye’de ki her yere  yemek kutusu hizmeti sağlıyoruz.

www.canliyemekkutusu.com  adlı sitenizde müşterilerinize sunduğunuz hizmetler nedir?

Sitemiz üyelik sistemi ile çalışıyor. 1 aylık ya da 1 haftalık detoks programlarımız var. Bunu müşterilerimiz kendi tercihlerine göre seçebiliyor.

Yapılan yemeklerin hepsi çiğ vegan. Kurutma sistemimiz sayesinde buradan çok rahat bir şekilde Türkiye’de ki her yere hizmet sunabiliyoruz. Güneşte kurutulmuş ürünleri kullanıyoruz çünkü 40-45 dereceye kadar enzimler çiğ kalabiliyor. Fakat bozulması kolay olan sebzeleri müşterilerimiz kendisi temin ediyorlar.

Amacımız besinlerdeki enzimleri alabilmek. Özellikle belli bir yaştan sonra vücut kendi enzimini üretemiyor ve enzim takviyesi alınması gerekiyor. Pişmiş yemeklerde enzim olmadığı için bu tarz beslenen bir insanın vücudu zamanla enzim üretememeye başlıyor.Vücut bütün enerjisini sindirim sistemine harcıyor. Bu da daha çabuk yorulma ve yaşlanmaya sebep oluyor.

Eğitimler verdiğinizden bahsettiğiniz bu konuyu okuyucularımız için biraz daha açmak istiyorum… Eğitimlerinizde nasıl bir sistem ve süreç uyguluyorsunuz? Kamptaki 1 günü bize anlatır mısınız?

Eğitimlerimizi Kartepede’ki çiftlikte veriyoruz. Aynı zamanda katılımcılarımıza tesisin içinde yer alan bungalovlarımızda konaklama hizmeti sunuyoruz.

Doğayla iç içe bir ortamda insanların kendini şehir hayatından izole etmesini, zihnini ve bedenini dinlendirmesini sağlıyoruz. Bu

süreçte katılımcılarımızın çiğ beslenmeye odaklanması daha kolay oluyor.

Katılımcılarımızın enerjisine göre sabah 6:00-7:00 gibi uyanıp güne başlıyoruz. Hava şartlarını da göz önünde bulundurarak yürüyüş ya da yoga yapıyor zihnimizi temizliyoruz.

9:00 gibi yeşil su ile kahvaltı yapıyoruz ve mutfak eğitimine geçiyoruz.Herkesin kendine ait bir yemek kitabı var ve sırayla çiğ yemek tariflerini uygulayıp, yapılan yemekleri katılımcılarımızla deniyoruz.

Öğleden sonra katılımcılarımıza 1-2 saat dinlenme süresi veriyoruz. İsteğe göre tekrar yürüyüş yapabiliyoruz. Daha sonra Mehmet Bey’in vermiş olduğu seminere katılıyoruz ve seminer sonrası soru cevaplarla katılımcılarımızı çiğ beslenme hakkında bilgilendiriyoruz.

Saat 20:00 gibi sağlıklı beslenme ile ilgili belgeseller izliyoruz ve 22:00 gibi uyuyoruz.

Hedef kitleniz kim? Katılımcılar ağırlıklı olarak hangi şehirden geliyor?

Genellikle eğitimlere bayanlar katılıyor. Sağlıklı beslenmek isteyen, çiğ yemek hakkında araştırmalar yapan ve meditasyonla uğraşan insanlar bu konuda belli bir farkındalığa ulaşmış oluyorlar. Kendi araştırmaları sonucunda bizimle iletişime geçip, eğitimlerimize katılmak istiyorlar.

Aslında Türkiyenin her yerinden gelenler var fakat en çok İstanbul’da yaşayan kişiler eğitimlerimize katılıyor. İstanbul’da beslenme ile ilgili farkındalığın daha çok olduğunu düşünüyorum.


Kocaeli’de çiğ beslenmeye duyulan ilgiden memnun musunuz?

Elbette memnunum… Dünya artık sağlık konseptine gidiyor ve Kocaeli’de de zamanla çiğ beslenme kültürünün daha da artacağını düşünüyorum.


Çiğ beslenmek ve bu tarz bir yaşam stilini benimsemek isteyen okuyucularımıza neler önerirsiniz? Masraflı bir beslenme stili mi? Herkes hayatında kolaylıkla bu beslenme stilini uygulayabilir mi?

İlk bakışta masraflı bir beslenme stili gibi gelse de mutfağımızda köklü bir değişikliğe gidiyoruz ve bir çok ürünü hayatımızdan çıkartıyoruz.

Günümüzde etin fiyatı da ortada… Zaten uyguladığımız bir beslenme planımız var. Gün içinde %50 sebze ve yeşillik, %25 taze ve kuru meyveler, %25 fındık, fıstık ceviz ve bazı tohumları tüketiyoruz. Kullandığımız ürünlerin %75’i normal şartlarda zaten her eve giriyor. O nedenle herkesin kolaylıkla bu beslenme şeklini uygulayabileceğini düşünüyorum.


Merve Hanım şuanda önümde  hazırlamış olduğunuz çok lezzetli bir brownie duruyor… Bu lezzeti denemek isteyen okuyucularımıza içinde neler olduğundan bahseder misiniz?

Teşekkür ederim… Kısaca içerisindekilerden bahsetmem gerekirse, fındık ya da ceviz, ham kako, hurma, protein açısından zengin ve insana enerji veren bazı tozlar. Hakiki vanilya, reishi mantarı ve maca kullandık. 

Macara bitkisi protein açısından çok zengin ve 19 aminoasiti bir arada barındırıyor. Turba benzeyen bir bitki ve sadece Peruda yetişiyor. Kullandığımız tozlar ise az ye, öz ye ve çok enerji al felsefesini taşıyor.


Bahsettiğiniz ürünlerin çoğu kulağa farklı geliyor ve Kocaeli’de bulunması zor gibi gözüküyor. Peki ya siz bu ürünleri nerelerden temin ediyorsunuz? Bu ürünleri okuyucularımız temin edemediğinde başka alternatiflerle de brownie hazırlayabilirler mi ?

Brownie yapmak için ihtiyacım olan temel malzemeler fındık ya da ceviz, kako, hurma ve vanilya. Diğer malzemeleri kullanmak kişinin tercihine kalıyor.

Nasıl ki bundan bir kaç sene önce detoksu duymaya başladıysak, çiğ beslenmede de zamanla farkındalığın artacağını düşünüyorum. Amerika çıkışlı bir beslenme şekli olduğu için kullanılan ürünleri temin etmek kolay değil ve Kocaeli’de bu ürünleri temin edebileceğimiz bir yer yok. Mehmet bey Amerika’dan bu ürünleri sipariş ediyor. İstanbul’da bildiğim bir kaç yer var. Kocaeli’de ki taleplerin artmasına bağlı olarak burada da ürünlerin satışı sağlanabilir.


Detoks Cafe ile Kocaeli’de yaşayan insanlara, çiğ yemek kültürünü tanıtmak adına nasıl bir katkınız olacak?

Detoks Cafe’nin amacı Kocaeli’de sağlıklı beslenen bir topluluk yaratmak ve diğer insanlarda da bu farkındalığın oluşmasını sağlamak. 

Amacım burada ki bir dilim brownieyi satmak değil, gelen müşterilerim bu brownie’nin tarifini öğrensin ve evde de yapabilsin.  Yemek kutusu müşterilerimize de “buraya gelin yemek yapmayı öğrenin” diyoruz. Aslında beslenme şeklinizle başlayıp zamanla hayat tarzınızı değiştiriyorsunuz. 

Aynı zamanda verdiğimiz seminer ve workshoplarla da insanları bilgilendiriyoruz.


Okuyucularımız Detoks Cafe’ye uğrayıp lezzetli yemeklerinizi yemek aynı zamanda bu samimi havayı da solumak için haftanın hangi günleri, saat kaç aralığında gelmeliler?

Haftanın her günü saat 10:00-20:00 arası servise açığız.


Biraz da Detoks Cafe’nin menüsünden bahsedebilir misiniz?

Çiğ vegan konsepti olduğu için menümüzde meyve ve sebzelerden yaptığımız smoothieler, bitki çayları, fındık sütü mevcut. 

Tatlı konusunda oldukça zengin bir ürün yelpazemiz var, çiğ sebzelerden yapılmış çorbalarımızda menümüzde müşterilerimizi bekliyor.

Bildiğim kadarıyla siyah çay bitkisel bir ürün ve çok içilmediği taktirde sağlık açısından sorun teşkil etmiyor… Peki ama sizin menünüzde siyah çaya neden yer verilmemiş?

Yeşil olarak toplanan çay yaprakları fabrikalarda yüksek ısılarda kavruluyor ve siyah hale dönüşüyor. Biz bu tarz ürünleri güneşte kurutmayı tercih ediyoruz ve yeşil çay olarak servis ediyoruz.


Biraz da Detoks programlarınızdan bahseder misiniz? Bu programları nasıl ve hangi ihtiyaca göre uyguluyorsunuz?

Detoksun amacı vücudu toksinlerden arındırmak. Normal bir beslenme düzenine ara verip, belli bir süre aralığında herşeyi sıvı tüketiyoruz ve  vücudun kendisini dinlendirmesini sağlıyoruz.

Fakat son zamanlarda, özellikle sosyal medyada trend olduğu için bir çok insan sadece kilo vermek amacıyla detoks programı uyguluyor ve detoks amacından saptırılabiliyor.

Doktor eşliğinde uygulanan ileri seviyede detoks ile kronik rahatsızlıklar iyileştirilebiliyor. Örneğin; ileri derecede hemoroid hastası katılımcımılarımıza beslenmesini değiştirmesi dışında farklı tedavi yöntemleri ve terapiler uyguluyoruz. 

Bizim bakış açımıza göre hastalık asitik ortamda oluşuyor. Bu nedenle ilk amacımız vücudu alkali hale getirmek ve vücuttaki oksijeni arttırmak oluyor.

Sürekli et ve unlu mamülleri tüketen kişilerin vücudu asitik bazda olucaktır ve vücut sürekli kendisinden enerji çalmaya

başlayacaktır. Bu durum halsizliğe ve bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olduğu için hastalıklara da davetiye çıkartmaktadır. Gençlerde bu durum hemen gözükmeyebilir. Vücudumuz her an survivor modunda, sürekli hayatta kalma mücadelesi içinde… Kan gruplarının farklı farklı ortaya çıkmasının arkasında da bu neden var. Vücut kendini her sürece adapte ediyor.

Yine bazı araştırmacılar vücudun kendisini 7-10 yıl arasında yenilediğini söylüyor. Baktığımızda her türlü ortama ve şarta uyum sağlayan, belli zamanlarda kendini yenileyebilen mükemmel bir yapıya sahibiz. Fakat hava kirliliği, stres, besinlerde kullanılan kimyasallar, sağlıksız beslenme insan dengesini komple bozuyor.

Aslında bu bir süreç, vücudun kısa zamanda kendisini temizlenmesi beklenmemeli. 5 yıldır çiğ beslendiğim halde ben bile yılda 2-3 kez detoks uygulama ihtiyacı hissediyorum.


Evde sıvı detoksu uygulamak isteyen birisine tarif önerir misiniz?

Aslında bütün yeşillikleri kullanabilirler. En önemli detay blender yerine katı meyve sıkacağı kullanmaları. Benim önerim; Ispanak, pazı, limon, zencefil, zerdeçal karışımı olabilir. Bu arada hazırlanan sıvının günlük yapılması ve tüketilmesi gerekiyor.


Sıvı detoksuyla kilo vermek isteyen birisi sizce nasıl bir süreç izlemeli?

Herkese %100 kilo vericeksiniz ya da 2-3 beden inceleceksiniz diyemem.  Dediğim gibi detoksun asıl amacı sindirime ara verip, boşaltım sistemini temizlemek. 

3 Günlük sıvı detoksu yüzeysel bir detoks ve normal beslenen birisi için yeterli olduğunu düşünmüyorum. Master detoks dediğimiz daha uzun bir süreci kapsayan detokslarda ilerleyen zamanlarda gözle görülür farklar meydana gelmeye başlıyor.


Son zamanlarda  sosyal medya üzerinde sıvı detoksu çok popüler hale geldi. İnsanların bunu internet ortamında ulaştığı bilgilerle denemesi bazı zararlarlara yol açabilir mi? Sizin bu konudaki önerilerinizi öğrenebilir miyim?

İleri derece kronik rahatsızlığınız varsa ya da doğum sonrası emzirme sürecindeyseniz sıvı detoksu önerilmiyor.  

1,2 günlük detoksları evde deneyebilirsiniz fakat master detoks dediğimiz uzun vadeli detoksları ilk önce doktorunuza danışıp sonra uygulamanızı öneririm.


Merve Hanım, Kocaeli Burada ailesi olarak bize vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Son olarak Kocaeli Burada okuyucularına, Kocaeli’nin sizin için ne ifade ettiğinden bahsedebilir misiniz?

Kocaeli’de doğdum ve burada yaşamayı çok seviyorum. Akrabalarım, sevdiğim herkes burada. Başka bir şehire gittiğimde Kocaeli’yi arıyorum. Bu mesleği İstanbul’da yapsaydım maddi anlamda  getirisi daha fazla olurdu fakat ben Detoks Cafe’yi Kocaeli halkına hizmet vermek amacıyla açtım. Kocaeli benim evim!




Yorumlar

  1. Yapılmış herhangi bir yorum bulunmamaktadır..

BİZ KİMİZ?

Kısaca Kocaeli'yi anlama ve daha kaliteli yaşama rehberi diyebiliriz. Gün içerisinde iş hayatında ve sosyal hayatta neler olup bittiğinden haberdar olmaktan tutun, Kocaeli'nin pek bilinmeyen değerlerini, mekanlarını ve kültürünü insanlara tanıtmaya kadar, hatta hafta sonunu burada nasıl keyifle geçirebilirsiniz gibi şehirle alakalı tüyolar veren bir şehir portalı olmayı amaçlıyoruz..

İLETİŞİM